Yazı Boyutu

a a a

Ahmet Dede Mescidi

Hoca Hüsam Tekkesi, Hüsam Efendi Tekkesi, Selim Efendi Tekkesi ve Hâtûniye Tekkesi, isimleri ile de anılır. Ahmed Dede Mescidi içinde kurulmuştur.

Mescid, Eyüp'te İdris-köşkü civarında, Gümüşsüyü Çeşmesi yakınında, eski Havuzbaşı denilen yere yakın bir mahalde ve Eyüp-Gümüşsuyu Yolu ile Hüsam Efendi Sokağının birleştiği yerde ve sokağın sol tarafındadır. 1934 tarihli şehir rehberinde Hüsam Efendi Sokağı olarak gösterilen yol, çok dik bir patikadır. Burası Bağlar Mevkii diye ünlü idi.

Mescid, çok geniş ve meyilli bir arazi içinde tesis edilmiştir. Üst tarafından İdrisköşkü Karakolu'na yani Gümüş Çıkmaz Sokağa kadar uzanır. Mabedin, bu çıkmaz üzerinde Eyüp-Gümuşsuyu Yolu'na yakın bir yerde ve Hüsam Efendi Sokağı üzerinde olmak üzere üç kapısı vardır. Gümüş Çıkmazı Sokağına açılan geniş, iki söveli kapısının kesme taş kemeri yıkılmıştır. Yol seviyesi yükseltildiğinden kapı çukurda kalmıştır. Kapının dış tarafında ve yol kenarında toprağa gömülü bir şahide ile kapının iç tarafında ve solda ufak bir hazire daha vardır.

Hadika Yazarı, bu mescid için şu kısa açıklamayı yapmıştır:

"Banisi Eş-şeyh Ahmed'dir. Ebû Eyyüb Ensari R.A. türbedarlarındandır. Orada medfundur. Minberini İshak Efendi koymuştur. Mescidin mahallesi vardır."

Mescid, 1145 (1732) tarihinde yapılmıştır. Esas kapısı Hüsam Efendi Sokağı üzerinde olup mermer sövelidir. Üzerinde Kelime-i Tevhid ve 1304 (1886) tarihi görülmektedir. İzzet imzalıdır. Yazının iki yanına, kabartma olarak Mevlevi sikkeleri yapılmıştır. Bu kapıdan büyükçe bir bahçeye girilir. Sağ taraf haziredir. Buradaki kabirler şunlardır:

1153 tarihinde vefat eden Münire Hâtûn.

1160 (1747) Hamzavî taş, hacet penceresi önü, Kutb'ülâzam seyyid gavs-ı ekrem Hazreti Abd'ülcelil Efendi.

Şeyh Abdülcelil Efendi, şeyh müştak Efendi'nin şeyhinin şeyhi olup Teblis'ten İstanbul'a gelmiş ve bu tekkede vefat etmiştir. şahidesindeki kitabe şudur:

Kutb-ı a'zam seyyid-i vâlâ-neseb

Gavs-ı ekrem Hazret-i Abdülcelil

Terk-i nâsût eyleyüb kıldı sefer

lem-i lâhûta ol merd-i cemil

Matla'-ı bedr-i münir şems-i zât

Menba'-ı bedr-i münir şems-i zât

Menba'-ı ayn zuhûr-ı sekebil

Hazret-i Sultan Abdülkâdir'in

Nice sâl olmuştu silkinde delil

Râi nâsa nakli târihin didim

Gitdi kutb'ül-ârifin Abdülcelil

1160

Yanında, "Dergâh-ı Kadiriyye'de zikrullah ile azm-i cinân eyliyen Derviş Mehmed Melâmî Efendi'nin ca. 1150 (Ağustos 1737)" medfundur. Ünlü şair Hüseyin Hüsnü Efendinin kabri de burada idi. 23 C. âhir 1327 (12 Temmuz 1909) da vefat etti. Eserleri vardır.

1172 (1758) Sad. Kadiriyye'den şeyh Hoca Efendi Hazretlerinin halifesi Halil Efendi.

1227 (1812) Rakam yazılı değildir. Etrafı demir parmaklıklıdır.

Taşında: Haza merkad-i Hz. Hoca Selim K.S.

Bunun üzerinde Kelime-i Tevhid yazılıdır. Kendisi, tekkenin üçüncü şeyhi idi.

1239 (1823) Tâlib-i sırr-ı mesnevi kâtibi kethüdayı sadrı âli es-seyyid İbrahim Râşid Beyefendi. 1280 Mesnevîhân Hoca Hüsam'eddin Efendinin Kabri, mescidin minaresi dibinde ve dökme demir şebeke büyük bir açık türbe içindedir. Güzel bir hat ile yazılmış şahidesi sütun şeklindedir. Son mısraı şudur:

Vâh göçdü sâni-i şârih idi Hacı Hüsâm

1280

Ramazan bayramı gecesi vefat etmiştir. Tekke onun ismi ile şöhret bulmuştur.

1293 (1876) Bu dergâh-ı şerif postnişini Rızâüddin Efendinin validesi Fâtıma Fitnat Hanım. 1294 (1877) Mektubi-i sadr-ı âli Mustafa Zihni Efendinin validesi Fâtıma Hanım.

1294 gurre-i muharrem (16 Ocak 1877). Kurenâyı vüzerâyı a'zamdan Sivas Valisi Ali Rıza Paşa. (Si. Osm. 3/574)

1301 Sefer (Aralık-1883) Mevlevi sikkeli, Sadat-ı kiramdan tarikat-i aliyye-i Mevleviye'den, Rical-i Devlet-i Aliyye-den, mülga divân-ı muhasebat reisi Ali Rıza Beyefendi. Baş ve ayak taşlarında uzun bir kitabe yazılıdır.

1306 (1888) TarikaM aliyye-i Nakşibendi şeyhi eş-şeyh elhac Mustafa Efendi'nin oğlu bu dergâh-ı şerif postnişini es-seyyid eş-şeyh el-hac Hafız Mehmed Rızâüddin Efendi.

1308 (1890). Bâb-ı ser askeri muhasebat-ı umumiye da'iresi 6. şube müdür muavini Raif Efendinin halilesi Fâtıma Hayriye Hanım.

1311 (1893). Mesnevihân hace Mustafa Efendinin oğlu başkâtib Hüseyin Bey.

1314 (1896) Süleyman Sırrı Bey.

1316 (1898) Hamza Paşa'nın kayınvalidesi.

1317 (1899) Mesnevîhân-ı şehir Hace Mustafa Efendi Hazretlerinin torunu reis muavini Mehmet şevki Paşa'nın oğlu Hıfzı Beyefendi (Si. Osm. 3/173)

1330 C. Evvel 26 (mayıs 1912) Ayandan Hamza Paşa'nın biraderi maliye muhasebe azasından emekli İsmail Hakkı Bey.

1335 (1916) Jandarma dairesi ikinci reisi Mirliva şevki Paşa.

1343 (1924) şevki Paşa'nın haremi Sadberk Hanım.

Tekkenin bahçesine bugün Gümüşsüyü Yolu üzerindeki 14 nolu kapıdan girilmektedir. Buradaki bir merdivenle üst bahçeye çıkılır. Harap mescid ve hazire buradadır. Bir duvarla ayrılan üst bahçede iki kadın ve iki fesli erkek şahidesi daha vardır. Buradan İdrisköşkü'ne çıkılır.

Mabet bugün dört duvar halindedir.İnce tuğladan yapılmış olan minaresi mescidden ayrıdır. şerefesine kadar yıkılmıştır. Mescidin pencereleri köfeke taş söveli ve klasik demir parmaklıdır. Burada oturanların ifadesine göre 194O'lı tarihlerde çatısı çökerek harab olmuştur.

Tekkenin şeyhleri şunlardır:

1- Çakmak şeyh Mehmet Efendinin halifesi, Kadiri şeyhi Seyyid Hasan Efendi. 1166 (1753) tarihinde vefat etti. Kabri, Beykoz'da, Yalıköy'e giden ana Cadde üzerinde ve 1148 (1735) tarihinde vefat eden Çakmak Mehmet Dede'nin kabri yanındadır. Rahmetli Mareşal Fevzi Çakmak, Çakmak Dede'nin ahfadındandır.

2- şeyh Hasan Efendinin halifesi şeyh Ali Efendi. Vefat tarihi belli değildir.

3- Ahıskalı şeyh Mehmet Emin Efendinin halifesi Nakşibendi şeyhi Hoca Selim Sırrı Efendi. Vefatı 1227 (1812) tarihinde olup kabri tekkenin açık türbesindedir. Hasan Hüsameddin Efendinin şeyhi ve hocasıdır. Bu tekkenin şeyhliğine Yedikule'deki Hacı Evhad Tekkesi şeyhliğinden gelmiştir. Tekke kendisi tarafından yeniden yaptırılmıştır.

4- İstanbullu, Nakşibendi şeyhi Mesnevihân Hoca El-hac seyyid Hasan Hüsameddin Efendi 1184 (1770) tarihinde doğmuş ve 1280 şevvalinin 1. günü (10 Mart 1864) vefat etmiştir.

Kabri tekkenin haziresindeki türbesindedir. Eyüp Cami'i vaizi idi.

Mesnevi'nin sırlarına vâkıf, manevî bir şahsiyet idi. Feyzini Nakşi şeyhi Bursalı Hacı Emin Efendiden tamamlamıştır. Mesnevi'nin Molla Cami tarzında baştaki beytini ve Buhari şerifin baştan 15 cüzünü şerh etmiş ve İmam Tirmizi'nin eserlerinden şemâil-i şerife'yi de tercüme etmiştir. Babası Mehmet Fehim Efendidir. Eyüp Cami'indeki derslerine Mithat Paşa ve Cevdet Paşa da iştirak ederlerdi. Sultan Aziz'e kılıç kuşattığı söylenir.

Yenikapı Mevlevihanesi şeyhi, Mesnevihân Osman Sallahüddin Dede Efendi'yi Hoca Hüsameddin Efendi okutmuştur. Hüsümeddin Efendi o zaman Kocamustafapaşa Tekkesi'nde tefsir ve hadis okuttukları için şeyh Osman Efendi onun derslerine devam etmiştir. Hüsameddin Efendi daha sonra Hacı Evhad Tekkesi'nde ve nihayet kendi dergâhında ders vermeye devam etmiştir. Kendisi ilk önce Küçükmustafapaşa semtindeki evinde bu işe başlamıştır.

Hüseyin Vassaf Bey, Hoca Hasan Hüsameddin Efendi için şunları yazmıştır: Meşhur mesnevihân olup 1184 Recebinin (Ekim 1770) İlk cuma gecesi İstanbul'da doğdu. Babası, Bâb-ı âli Dahiliye kalemi ser halifesi es-seyyid Mehmed Fehim Efendi'dir. Evleri, Aksaray'da Ebekadın Mahallesi'nde idi.

Dört yaşında okumaya başladı. Dokuz yaşında hafız oldu. Sonra Arapça'yı Ömer ve Konyalı Ali Efendiler'den ve hadis ilmi ile hadis usulünü Kurusebilli (Kocamustafapa-şa'da) Esad Efendi'den tahsil etti. Sonra Bursalı Mehmed Emin Efendi Hazretlerine intisab ile feyzine mazhar oldu. Ve ona Hüsameddin (Dinin keskin kılıcı) adını verdi.

1228 (1813) senesinde şeyhinin vefatında, hem hocası ve hem pirdaşı olup Eyüp'te İdrisköşkü'nde, Zeynep Hatun Mahallesi'nde, Hatuniyye Dergâhı'nda Hoca Selim Efendi'nin yanına gidip inziva hayatını seçti. Bu arada Üsküdari şeyh Ali Behçet Efendi'den de tecdid-i biat eylemiştir.

Bir sene sonra Selim Efendi'nin vefatında Mevlâna'nın manevi işareti ile Mesnevi okumaya başlamış ve Merkez Efendi Tekkesi'nde birinci ve ikinci ciltleri okumuş ve öğrenmiştir. Sonra Sünbül Efendi sitanesi'ne nakl ile cuma günleri derse devam ile 1247 (1831) senesinde Mesnevi öğrenimi son bulmuştur. O zaman 63 yaşında idi.

Sonra Kadiriye sülalesinden Tüccarbaşı Hacı Mahmud Efendi ile hacca gidip dönüşünde Yedikule'de Hacı Evhad Tekkesi'nde ve Niyazi-i Mısri'nin bir müddet oturdukları dergâhda tekrar Mesnevi-i şerif öğrenimine başladıktan başka Buhari-i şerif ve diğer bazı eserleri okumuştur.

1267 (1850)'de Eyüp'e nakl ile Hâtûniyye Dergâhı'nda üçüncü defa olarak Mesnevi ve tefsir ve hadis-i şerif öğretimiyle meşgul oldu. Bu esnada dergâh o kadar kalabalık olurmuş ki ekseriya yer bulunmazmış. 1277 (1860)'de gözlerini kaybetti."

Hüsameddin Efendi, Nakşibendilik'ten ziyade Mevlevilik'e bağlıydı. Kendisi daima beyaz dolama destarlı sikke giydiği gibi müridlerine de dal sikke giydirir, halifelerine destar sardırırdı. Hatta, kendisinden Mesnevi okuyan, Sütlüce Hasırı Zade Tekkesi şeyhi Mehmed Elif Efendi, Sa'di ve şâzeli olduğu halde Mevlevilik'e intisab etmiş ve destarlı sikke giymiştir. Hüsameddin Efendi'nin vefatına şu tarih söylenmiştir:

Eyyâm-ı iydi matem târihe kıl tahfisi

Hüsameddin çekildi gitdi mü'minlerden

1280

Eserleri vardır.

5- şeyh Hüsameddin Efendinin Halifesi, ve manevi oğlu şeyh El-hac Mustafa Vahyi Efendi 1285 (1868) tarihinde Hicaz'da vefat etmiştir. Nakşi şeyhleri arasında şöhret sahibi olan Vahyî Efendi Hadis-i Erba'in adlı eserin yazarıdır. Revnakoğlu'na göre, 1299 (1881) tarihinde vefat etmiştir. Osmanlı Müellifleri adlı eserde ise 1295 tarihinde Medine'de vefat ettiği ve meşhur mücahid Dağıstânî şeyh şamil Efendinin yanma defn edildiği yazılıdır. Kendisinin, tasavvuf ve akaid'le ilgili eserleri de vardır. Hoca Hüsam Efendinin manevî oğlu ve en yakın talebesi idi.

6- şeyh Mustafa Vahyî Efendinin oğlu el-hac Mehmet Rıza Efendi 3 Zilhicce 1306 (31 Temmuz 1889) da vefat etmiştir. Ünlü bir müzisyen idi. Bazı talebeleri yetiştirdi.

Kendisi 1262 (1846) tarihinde dünyaya gelmiştir. Bu sırada tekkenin ikinci şeyhi, 1265 (1848) doğumlu kardeşi Hasan Hüsnü Efendi idi. Tekkede bunlardan başka üç derviş bulunuyordu. şahidesinde, en üstte Kelime-i Tevhid, bunun altında ise şunlar yazılıdır: Tarikat-i aliyyei Nakşibendiyye meşâyih-i izamından eş-şeyh el-hac Mustafa Vahyi Efendi merhumun mahdumu ve bu dergâh-ı şerifde postnişin eş-şeyh el-hac Hafız Mehmed Rızaeddin Efendi'nin ruh-ı şerifi çün rızaenlillah el-fâtiha, 1306 yevm-i çarşamba 3 zilhicce.

Annesi, Fâtıme Hanım da burada medfundur. Vefat tarihi, 3 Ramazan 1293 (22 Eylül 1876)tür.

7- şeyh Mustafa Vahyî Efendinin diğer oğlu, El-hac Hafız Mehmet Sadreddin Efendinin Vefatı 1306 (1888) de olup kabri hazirededir.

8- şeyh Ziyâüddin Efendinin vefatı belli değildir. Annesi Fatma Fitnat Hanım'ın kabri hazirededir.

Tekke, son defa şeyh Mustafa Vahyî Efendinin mensublarından ve kendisinin kardeş çocuğu bulunan Mustafa Zihni Paşa'nın yardımıyla 1304 (1886) tarihinde mükemmel surette tamir edilmiştir. Buraya Hatûniye Tekkesi denmesinin sebebi, bu dergahın civarında Zeynep Hâtûn Cami'inin bulunmasındandır. Cami Hatûniye Mescidi adı ile de bilinmektedir.

Tekkenin ünlü ve son Zakirbaşı'sı Eğrikapılı Mehmet Efendi idi. Bu tekkenin şeyhi Rıza Efendiden ve Bolahenk Nuri Bey'le birlikte yüzlerce ilâhi ve tevşih meşk etmiş, Zekai Dede'den de dini ve dini olmayan eserler elde etmiştir. 26 Temmuz 1333 (1916) da vefat etmiştir. Kabri, Eyüp'te Davud Ağa Camii haziresindedir.

Hoca Hüsam Tekkesi'nin Ayin günü pazartesi idi. Ahmed Dede Tekkesi'nin adı, 1199 (1784) tarihli tekkeler listesinde “Ahmed Dede Mescidi’nde Nakşibendi İmam Arif Abdullah Efendi" ve "Ahmed Dede Mescidi'nde Nakşibendi müezzin Seyyid Mehmed Tahir Efendi (Mahlulinden Rumelihisarı'nda Molla Fenâri Mahellesinde Nakşibendi şeyh Mehmed zaviyesi şeyhi Abdullah Efendi" nakl diye iki yerde geçmektedir.

Mec. Tekâya'da adı, Hatuniye Tekkesi olarak kayıtlı olup bir Nakşi tekkesidir. 1256 ve 1294 tarihli tekkeler listesinde ise "Kâriler Tekkesi" diye kayıtlıdır ve her iki tarihte de yerinin arsa olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: (Gezi notu) (Sefine-i Evliya 2/110-112 Hiisam ve Rızaeddin Efendiler) (Mec. Tekaya) (Osmalı Arşivi Dairesi, Nüfus Def. S: 270) (A. Çetin, İstanbuldaki Tekkeler Vakıflar Dergisi 13/587) (Hadika 1/267) (Sefine-i Evliya, Sehâ Yayınlan 1/142) (İnal, Son asır Türk şairleri S: 685) (M. Ziya, Yenikapı Mevlevihanesi, Tercüman Yayınları S: 172-174) (O. Ergin, Türkiye Maarif tarihi S: 133) (Fatma Aliye, Cevdet Paşa ve zamanı 1332 İstanbul S: 22-24) (A. Gölpınarlı, Mevlana'dan sonra mevlevilik S: 321) (M. Elif Efendi, Tanşit'ül-muhiddin bi menâkıb-ı hâce Hüsameddin, İstanbul 1342) (M. Tahir, Osmanlı Müellifleri Meral Yayınları 1/115-219 Hüsameddin ve Vahyi Efendiler) (Osmanlı Araştırma Evkaf Defteri 111 No: 25726 4 No: 32832)