Yazı Boyutu

a a a

Osmanlı Devletinde karakollar Padişah II. Mahmud döneminde yapılmaya başlandı. Yüzlerce tarihi karakol içerisinde bugün çok az bir kısmı ayakta kalabildi.

Ayakta kalmayı başaran bu karakollardan bir tanesi de Tarihi Eyüpsultan Karakolu.

Eyüpsultan'ın kutsal ziyaret mekanı niteliği taşıması; çeşitli törenlere ev sahipliği yapmasını ve yoğun üretim faaliyetlerinin yaşanmasını sağlamıştır.

Eyüpsultan tarih boyunca sosyal, kültürel ve ticari anlamda canlı bir semt olagelmiştir. Bu nedenle asayiş ve meydan yönetimi her zaman önemli olmuş ve karakollar inşa ettirilmiştir.

Tanzimat'tan önce İstanbul'un dört idari bölgesinden biri olan Eyüp Kadılığında asayiş ve kolluk işlerine Yeniçeri Ocağına bağlı Yeniçeri Kullukları (Otakçılar'da ve Merkez'de olmak üzere iki adet) ve Bostancı Ocağı kışlasında ikamet eden Bostancıbaşılar bakmışlardır.

Evliya Çelebi'ye göre İstanbul'daki 87 tane yeniçeri kulluğundan biri de “Eyüp Kapısı” idi.

Seyahatname'de Eyüpsultan'da bir “mahbushane” olduğuna da değinilmiştir.

Çok sayıda tarihi yapıyı bünyesinde barındıran Eyüpsultan tarihi yapılarıyla bir kültür vahasıdır.

TARİHİ KARAKOL RESTORE EDİLİYOR

Eyüpsultan'da ayakta durmaya çalışan ve tarih kokan yapılardan biri olan “Tarihi Eyüpsultan Karakolu” restore ediliyor.

ASLINA UYGUN FONKSİYONA KAVUŞTURULACAK

Bu tarihi yapı tamamlandığında aslına uygun bir fonksiyona kavuşturulacak. Tarihi karakol, özellikle Eyüpsultan Tarihi Merkezin (ESTAM) yönetimini sağlayan ve hizmet sunan kamu kuruluşlarının görevlilerinin içinde bulunduğu bir komuta kontrol merkezi olacak.

Akıllı şehir teknolojisinin kullanılacağı bu merkezde koordinasyon ve iletişim de bu merkezden sağlanacak.

Bu projeler bittiğinde ise Eyüpsultan'ın tarihten bugüne süregelen ışığı yeniden parlayacak ve medeniyetimize, kültürümüze ilham kaynağı olmaya devam edecek.